Caminin minaresi avlusunun sağ tarafındadır. Kapısı kıbleye açılır. Kırk üç basamaklı minarenin şerefe altı istelaktit ile oluşmuştur. Külahı da düzgün taşlardan oluşmaktadır. Son cemaat yerini yerlilerin (kab) dedikleri beşikörtüsü tonoz kubbeler örtmektedir. Camide iki yığma sütun üzerinde yükselen iki kab ile örtülmüş durumdadır. Cami avlusunda eskiden medrese odaları var bulunmakataymış, son cemaat yerinin önü sonradan kapatılmış. Caminin avlusunda taş bilezikli eski bir kuyu da bulunmaktadır. Mabedi yaptıranın açık türbesi camiinin avlusunda bulunmakta. Maalesef şu an ne mezarı, ne de taşı kalmış. Biz camii incelerken yanımıza gelen 95’lik bir ihtiyar bizim sorularımıza şu şekilde cevaplar veridi; Eskiden Kilis’e (Küçük Mısır) derlemiş! O kadar feyizli ve verimli bir yer olduğunu söyledi. Kilis’in ortası da burasıymış. Camii eski Kilis’in tam ortasına yapılmıştır. Bunun da nedenini bir çoğunuz iyi biliyordur. Bir ibadet hanenin herkesin rahatlıkla ulaşa bilecekleri yerlere yapılıyor. Caminin ve minaresinin hiçbir yerinde mabedi yaptıranın adına, yapıldığı tarihe ve yaptıranın kimliğine ve ölüm yılını gösteren hiçbir kitabeye rastlanmamıştır. Bu bilgiler de Pirlioğlu Camsi nin sırrı olarak kalmaktadır.