Tarih öncesi insan yerleşimlerini de barındıran Küllüoba Höyüğü'nde süren çalışmalar ve çıkan buluntular, ticaret yolunun Mezopotamya'dan gelip, Çukurova, Konya, Eskişehir, İznik, İnegöl'den geçip Bulgaristan'a ulaştığını kanıtlar niteliktedir. Büyük kervan yolu Prof. Dr. Efe, Küllüoba'da daha önce hiç tespit edilememiş dönemlere rastlandığını belirterek, höyüğün, bölgenin kültürel evrelerinde çok önemli boşlukları dolduracağını dile getirdi.Eskişehir ilin’nin 35 km güneydoğusunda, Seyitgazi ilçesi’nin 15 km kuzeydoğusunda ve 1.3 km Yenikent Köyü’nün güneyinde yer alan Küllüoba höyüğü 300x150 m. ebatlarında oval bir höyük olup ova seviyesinden yüksekliği de 10 m. kadardır. Höyükte en azından Geç Kalkolitik sonlarından (kabaca M.Ö. 4. binyıl ortası) M.Ö. 1900 yıllarına kadar, hemen hemen kesintisiz yerleşildiği anlaşılmaktadır. Höyüğün yakın çevresinde ve güneybatıya doğru olan tarlalarda, geç Helenistik dönem kalıntıları da mevcuttur. Eskişehir'in Seyitgazi ilçesi yakınlarındaki Küllüoba Höyüğü çalışmalarının, Mezopotamya'dan gelen ticaret yolunun İç Batı Anadolu'dan geçtiği inancını yıktığı bildirildi.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Efe, bir röportajında Seyitgazi ilçesindeki Küllüoba Höyüğü kazısına 1986 yılında başlandığını belirterek, Küllüoba'yı, bölgedeki yaklaşık 250 höyüğün arasından seçtiğini kaydetti. Küllüoba'da şehirciliğin ilk evrelerine ulaştıklarını belirten Efe, sözlerini şöyle sürdürdü:
MÖ 2500'ten itibaren şehirciliğe geçilmesinin çeşitli nedenlerinin bulunduğu anlatan Prof. Dr. Efe, şöyle devam etti:
"Uzak kentlere doğru yoğun ticaretin başlaması, Küllüoba'daki şehirciliğin yükselmesinin ana sebeplerinden biridir. Ticaretle güçlenen Küllüoba'da bir yönetici sınıfı ve elit tabaka oluştu. Ticaret hattı Mezopotamya üzerinden, Çukurova'ya, Konya'ya ve yukarı Sakarya ovalarına, Eskişehir'e, İznik'e, İnegöl'den, Troya'ya oradan da Balkanlara ulaşıyor.
İlk defa Mezopotamya'dan bu bölgelere çark yapımı çanak çömlek geliyor. Bu buluntular, ticaret yollarının İç Batı Anadolu üzerinden Balkanlara uzandığı tezini çürüttü. Küllüoba'da Mezopotamya kökenli süs iğneleri, Suriye şişeleri, ayak şeklinde mühürler bulduk. Bu buluntular, höyüğün ticaret hattı üzerinde olduğunu kanıtlıyor. Bu ticaret hattını Büyük Kervan Yolu olarak adlandırdım."
"Şehirler iyi planlanmış"
Prof. Dr. Efe, Küllüoba'da bulunan yukarı şehrin üçte ikisi üzerindeki çalışmaları tamamladıklarını belirterek, şehrin etrafının zikzaklardan oluşmuş surlarla çevrili bulunduğunu dile getirdi.
Höyükte bulunan yukarı kentin doğu ve güney kapılarının olduğunu anlatan Prof. Dr. Efe, "Batıda da bir kapının bulunduğuna inanıyoruz. Şehrin içinde sura bitişik duvarları olan avlulu evlerin bulunduğunu tespit ettik. Ortadaki boş alanda da biri 22x22 metre çapında, biri de 31x24 metre çapında iki kamu binası bulunuyor.
Büyük olan binada, anıtsal bir yapı olan megaron, yönetim bölümü, konaklama kompleksleri ve depo yerleri bulunuyor. Yatak odalarında, herhangi bir istenmeyen olayda dışarıya kaçmak için dar koridorlar bulunuyor. Şehirler iyi düşünülmüş bir plan üzerine oturtulmuş. Küllüoba, Yakındoğu tarihi için çok önemli. Mezopotamya ve batı Anadolu tarihine ışık tutacak bir yer" diye konuştu.