İREM BAĞLARI IĞDIR

Melekli beldesinde Ağrı Dağı'nın eteklerindeki "İrem Bağları", tabii güzelliği ve yaban hayatıyla ve güzelliğiyle  turistleri sanki büyülümektedir. Yöre halkı arasında "İrem Bağları" denilen bu yeşil vadi, barındırdığı renk tonlarıyla onu selamlıyan ziyaretçilerine adeta görsel şölen sunmaktadır. Yeniden mahalli inanışlara göre bu alanda bulunan yüzyıllık tarihi üzüm ağaçları, hiçbir yerde türüne rastlanmayan şalak kavunu ve diğer tarihi kalıntıların Hz. Nuhtan kaldığı inancı yaygın olduğu söylenmekte. NUH’un Müsaadede Gezi Parkuru olarakta adlandırılan bu tarihi alan turizm açısından oldukça görmeye değer bir turistik yerdir. Bu alanda dinazor şeklindeki kayaların yanı sıra enteresan mağaralar, endemik nebat türleri, ve ayı, kurt, boz tavşan, kaplumbağa, kirpi, yılan ,kartal, bal porsuğu, kertenkele, domuz, baykuş, tilki, çakal yoğun kuş türü ve bir hayli bukalemun vb. bir çok canlıya rastlamanız olasıdır, tabiat sporları, resimcilik ve dağ bisikletiyle uğraşanlar için ideal bir turizm dinlence ve mesire alanı olan bu yer şehir merkezine yalnızca 6 kilometre uzaklıkta b ulunmaktadır. MÖ. Ortadoğu tarihinin en ananesel kaynağı olarak kabul edilen ve Musa tarafından yazıldığı ileri sürülen Daha önceki Ahid’in (Tevrat) beş kitabından ilki olan Tekvin’de Ararat ilk sefer şöyle geçmektedir: “Ve gemi yedinci ayda, ayın on yedinci gününde Ararat Dağları üzerine oturdu” (8. Bap 4. Ayet). Ağrı Dağı’na Ararat denmesi de, Tevrat’ta geçen Ararat Dağları’nın Ağrı Dağı ile aynı sayılmasından kaynaklanmaktadır. Yöre halkınca Ararat Erarvat olarakta anılmaktadır.Yeniden mukaddes kitaplarda Nuhun Gemisinin Ağrı Dağı 'nın Kuzeybatı veya Batı yamaçlarında karaya oturduğu burada karaya çıkan insanların tekrar çoğalmaya başlayarak, dünyaya dağıldığı, "Adem" ile "Havva"'nın yaşadığı " İrem Bağları" 'nın da Büyük Ağrı Dağı 'nın Kuzey eteklerinde (İğdır Melekli Ovası) bulunduğu kabul edilmekte.