Cumalıkızık yaklaşık 1300’lü yıllarınca kızıklar tarafından kurulmuş bir yerleşim yeri (bugün gördüğümüz yapılarsa aşağı yukarı 150 yıllık). Köy, iyi korunmuşluğu ve Osmanlı’nın kuruluşundaki önemi sebebiyle 2014’te UNESCO Dünya Miras Listesi‘ne kabul edilmiş, başka bir değişle tüm insanlık için önemli bir yer olarak kabul ediliyor. Zaten Kınalıkar dizisinin burada çekilmesi sebebiyle Türkiye’de ün kazanmış olan köy, böylece yabancıların da uğrak yerlerinden biri olmuş. Yerli yabancı turistler buraya akın etse de teyzeler ne şalvarlarını, ne de meyve bahçelerini terk etmişler. Tonton elleriyle gözlemeler mantılar yapıp, Uludağ’ın eteklerindeki köyde misafirlerini ağırlıyorlar.Fotoğrafçılığa, mimariye, Osmanlı tarihine ya da sadece estetik yerlere meraklı olanların çok keyif alacağı bir yer Cumalıkızık Köyü tam bir zaman kapsülü. Otantik dokusunu iyi şekilde korumuş, şirin köylerimizden. Osmanlı İmparatorluğu’nda bir köyde yaşamak nasıl bir şeymiş merak ediyorsanız, Cumalıkızık doğru adres… Aslında zamanında 15 adet kızık köyü varmış ama Kurtuluş Savaşı, sel, gecekondulaşma gibi çeşitli sebeplerle yok olmuşlar. Buranın nasıl paçayı kurtardığına dair hikayeleri aşağıda geniş geniş anlatırız. İnsan taş döşemeli dar sokaklar boyunca uzanan mor, mavi ya da sarı renklere boyanmış, kerpiç, tahta ve taş karışımı evleri gördüğünde köyün iyi korunmuşluğu karşısında hayrete düşüyor. Malum, şeceremizin kabarık olduğu bir konu. Tarihi 1300’lü yıllara dayanan köyde betonarme bina yok denecek kadar az, tüm evler aslına uygun olarak restore edilmiş. Bu evler tipik olarak cumbalı, iç avlulu ve en güzeli bu avluları restoran olarak işletiyorlar… Öyle çanak antenmiş, ışıklı tabelalarmış gibi görüntü kirlilikleri de yok.